
History of Istanbul CD
Yıllar sonra bu projeyi sanal âlemde göreceğim hiç aklıma gelmezdi. Şöyle söğüt gölgesinde bastonuna dayanmış ihtiyarlar gibi “Hey gidi günler heeey” demek geldi içimden. Yaşlanıyorum tamam kabul ediyorum :)
Yanılmıyorsam 95–96 yılları Konya’da kurduğumuz şirketi henüz altıncı ayında kapatma kararı almışız. Ne yapsak diye konuşup içmekten başka bir işimiz de yok. Kadim dostlardan birinin ablası İstanbul’da evleniyor. Toplandık geldik. Ben kaldım dönmedim. Almancılara kesin dönüş yaptı derler ya ben kesin kalış yapmış oldum. Bu dönemde de bu projeye bulaşmış oldum. Bulaşmak diyorum zira bir yıldan fazla sürdü. Beş farklı dilde İstanbul’u tanıtırım diyince işler karışıyor elbette :) Bugünkü gibi proje takibi, zaman planlama gibi kavramlardan haberdar değiliz. Amatör bir ruhla koşturmaktayız işin peşinden. Fransızca çevirileri yapan emekli konsolos bir bayan var oldukça yaşlı. Özkan onun peşinde. Ben Almanca çözümlüyorum bir yandan da Macromedia Director azizlikleri ile meşgulüm. Director 6 kullanıyoruz sanırım o dönem. İnanılmaz hataları var. Eski sürüme dönüp çalışmaya bile razıyız ama “çözemedik sorunu” dememek için denemediğimiz yöntemde kalmıyor. Sabaha karşı gerekli tüm dillere uygun bir fontu sisteme kaydetmeyi başarmışız ya bizden mutlu insanlar yok gibi yeryüzünde :) Bozdoğan su kemerinin görselleri ile mehteran takımının görselleri eksikmiş. Bir koşu gidiliyor kendi imkânlarımızla fotoğraf çekiliyor. Dialar taramaya yollanıyor. Kodak Photo CD olarak geliyor görseller. Şimdi Macromedia ne, Director ne, dia ne diyenler olur diye korkuyorum :) yok yok henüz kimse bunları sormaz ama sordukları günlerde gelecek. Dede cebinizde telefon taşıyormuşsunuz dimi siz. Anlatsana, anlatsana…
Özkan Şişman ile tanışmışlığımız var ama “History of İstanbul” samimiyetimizin artmasını sağlamış bir iştir. Birçok bilgimi borçlu olduğum bir isimdir. Toplantı nasıl yapılır, iş nasıl sağlama alınır, hayalin peşinden nasıl koşulur. Motivasyon nasıl sağlanır nasıl korunur yeterli seviyede nasıl kibar olunur. Hiç yoktan üç lira nasıl bulunur, üç lira nasıl beş lira yapılırı itina ile uygulamalı olarak öğretmiştir bana :) beş liranın on lira gibi nasıl harcandığını öğretmeseydi keşke :) Adını anmışken arayıp halini hatırını sorayım…
Aradım. Gerçekten…
Sevecen sıcak ses tonu ile her zamanki gibi neşeli sohbet ettik. Yakın çevresinin sağlık sorunları ile uğraşmakta ama arada hemen bir projeden bahsetti. Bu sefer İstanbul DVD çalışması var gündemde. Umarım her şey gönlünce olur. Yakın zamanda görüşeceğiz.
Sabah bir arkadaşımın gönderdiği bağlantı nelere sebep oldu. Geçmiş zamana kısa bir yolculuk. Hatırlanan dostlar, hemen ardından yapılan sıcak bir telefon görüşmesi.
Unutulmaz History of İstanbul projesi…
Satışta bulunduğu site proje hakkında aşağıdaki bilgileri vermiş, okuyunca neler yapmışız biz böyle demek geliyor içimden :)
“580′i aşkın fotoğraf, yüzlerce sayfa text, dört ayrı lisan seçeneğinde izlenebilme imkânı, birbirinden güzel müzik ve video görüntüleri, haritalar (İstanbul) “History of İstanbul” CD-ROM’u çok zengin bir geçmişe sahip olan İstanbul’a ilgi duyan ve yakından tanımak isteyenlere tarih ve güzellik duygusunu yakalatmayı hedeflemektedir. Müzeler, Saraylar, Camiler, İlgi Merkezleri, Şehirler, Osmanlı Kültürü, İslam Kültürü, Fotoğraf Gösterisi ve Merak ettikleriniz
Sistem Gereksinimleri: Pentium 100, Windows 95-98, 16 MB RAM, (32 MB tavsiye edilir.) 16 Bit Ekran Kartı, Ses Kartı, Min 12xCD-ROM Sürücü”
Okunma oranı: 6%























merhaba arkadaşlar,
agustos 2008 de şahsımla ilgili yazı yazan değerli kardeşim erkan şahan a ve bu siteyi ziyaret eden ve edecek olan kişilere bende bu kardeşimiz hakkında biraz bilgi vermeyi kendime borç sayarım.
değerli kardeşim erkan şahan,
50 yaşıma girdiğim şu günlerde sende biliyorsunkı iş hayatımda birçok basamakları yükselerek çıktım ve onlarca şirketin gene müdürlük genel koordinatörlük vs ünvanlarını geride bıraktım.senınde söylediğin gibi bir vesile ile (istanbul tanıtım cd-rom) çalışması sayesınde senınle tanıştık.
Ama arkadaşlığnı yardım severliğini,dürüstlüğünü,ve senın gıbı etrafındakı arkadaşların gıbı hiç bir kımseyı 50 yasındakı hayatımda görmedım.
Sanırım bu konudakı tek olma özellıgın benım için hala devam ediyor.
Sen nasıll bır ınsansın kı aylar gecse yıllar geçse bır telefonda herzamankı yardım severlıgını dostlugunu daımı kılıyosun.
Sanırım sevgı ve gercek arkadaslık bu olsa gerek.yanı bu menfaat dunyasında kırlenmemıs az sayıda ender kısılerden bırı olman ve benım senın arkadasın olmam sanırım bana verılmıs olan en önemlı ödül.Arkadaslarınıda tanıyorum bılıyosun ama anne babanı tanıma fırsatım olmadı.Ama gercektende hepsı cok sanslı kısılerkı senın gıbı bukadar ender bulunacak bır sahsıyete sahıpler.
Erkancıgım bugun tesadufen bana ıtafen yazdıgın yazıyı bır sene sonra ınternet dunyasında nette gezınırken okudum.Ve cok mutlu ettın benı .benımle ılgılı yazdıgın seyler ıle ılgılı degıl,benı sevındıren ılk gunlerde tanıdıgım vefalı durust arkadas canlısı ,bos zamanını bır baska arkadası ıcın 1 sayfa dolusu ovgu dolu sozler yazmak ıcın ayrıran benım degerlı kardesım erkan sahan.
senınle ılgılı ne yazsak azdır.senı tanıyan kısıler hangı hazınenın onunde olduklarını senı tanımadıkca asla anlayamayacaklar.
Hersey gonlunce olsun senın arkadasın olmaktan gurur duyuyorum.hayatta herseyın bu dunyada parayla ölçulemediği tek değer sen sin benım güzel kardesim arkadaşım.
KENDİNE HERZAMAN İYİ BAK.VE HERZAMAN BÖYLE KAL.
ÖZKAN ŞİŞMAN
Aman efendim kimleri görüyorum :)
Abi sağol yine mahçup ettin beni :) Az emeğin yok bizlerde :) Vakit ayırıp yazmış olman mutlu etti beni :) Sabah görünce nasıl şaşırdım anlatamam :)
Artık alışveriş merkezlerinde karşılaşmayı, telefonda iki kelam konuşmayı bırakıp bir akşam buluşsak ne güzel olur :)
İnan çok özledim ve özledik. Arada bir muhabbetle anıyoruz.
Öğleden sonra bir arar rahatsız ederim :)
Sevgiyle