Elma kurdu, vik vik vik :)

Elma kurdu, vik vik vik :)

İyi fikir bulmanın öğrenilebilir olduğundan bahsetmiştim daha önce. Şimdi bu iddiayı biraz daha desteklemek gerekiyor zira benimle aynı fikirde olmayan arkadaşlar saçmaladığımı düşünmekte. İyi fikirler yaratıcı insanlardan çıkarmış! Hayal gücünden yoksun insanlar fikir üretemezmiş! Konunun uzmanı olmak gerekirmiş!

Pehhh! :) Gülen suratı yazıya dökünce, “Pehhh!” etkisi azalıyor değil mi?

Devam edelim ve tekrar edelim: İyi fikir bulmak, çalışarak öğrenilecek ve geliştirilmesi gereken bir düşünme tekniğidir. Peki, çalıştık ve öğrendik bitti mi? Hayır, her fikir çalışmayı gerektirir. Fikir bulmanın temeli çalışmaktır. Bu kadar basit :) Benim hayal gücüm çok kuvvetli ben daha hızlı bulurum diyen elbette olacaktır lakin benim hayal gücüm seninkini döver :) Üstelik dövmekle kalmaz madara eder bir kenara bırakır. Sebebine gelince; fikir bulmak için sürekli çalışırım. Gereksiz ne kadar bilgi varsa merak eder, okur ve öğrenirim. Bir kenara not alırım. Çatalın, saçın, şekerin, tuzun ve dahi memenin tarihi üzerine küçük çaplı konferanslar verebilirim :) Tebeşirin, metrenin, buhar kazanının, gazoz kapağının, yara bandının icadını keyifli bir hikâye eşliğinde anlatabilirim :) Senin de benzer özelliklerin olabilir lakin ben iddiamdan vazgeçmem. Fikir bulmanın türlü yollarını bilirim. Peki, kimin için geçerlidir bu yollar ve yöntemler? Sadece benim için! Büyük bir sırrı keşfettim de insanlıktan saklıyorum sanılmasın. Tekrar ediyorum, fikir bulmak çalışmaktan başka bir şeyi gerektirmez. Neden çokbilmişlik ediyorum? Defalarca yaşadığım bir süreç üzerinde konuşmaktayım ve bu yöntemin işe yaradığından adım kadar eminim :) Peki, tamam sen benden daha iyi fikirler bulursun inanıyorum. Belki bir faydam dokunur diye benim işime yarayan bir iki örnekten bahsetmek gerek:

Fikir nasıl bulunur?
Yemek yapmak gibidir. Gerekli malzemeleri bir araya getirmeniz gerekir.
İşte listemiz:
Sağlıklı çalışan bir beyin :) Tercihen yaşayan bir insanın kafatasında olsun.
Bulmamız gereken yeni fikir arayışının temel sebebi. Mümkünse net ve tek bir kelime ile… Bulamazsanız bunu bir cümle haline de getirebilirsiniz.
Araştırmak, çalışmak, eski unsurları birleştirmek…
Bir çırpıcı ile karıştırıp dinlenmeye bırakmak…

Örnekle ilerleyelim: ELMA

Araştırmak, çalışma ve eski unsurları bir araya getirmek dedik değil mi? Beyninizle minik bir oyun oynamak isterseniz şimdi okumayı bırakın ve ELMA düşünün, amacımız elma ile ilgili sahip olduğumuz tüm kayıtları kâğıda dökmek…

Kendine vakit ayırıp ELMA hakkında düşünürsen bu yazı senin için daha verimli olacaktır. Düşündüm ve okumaya öyle devam ettim diyorsan ilerleyelim. Daha önce bir fikir için çaresizce düşünmediyseniz ilk deneyim saçma gelebilir size. Pes etmeyin ve devam edin. Hayal gücünüz ne kadar sınırsız ne kadar uçsuz bucaksız olursa olsun. Sizin nasıl düşündüğünüzü, nasıl hatırladığınızı, nasıl anlamsız verileri bir araya getirdiğinizi öğrenmeniz lazım. Bunları hızlandıracak süreçleri keşfetmeniz, üzerinizdeki etkileri gözlemlemeniz ve sürekli kafa yormanız gerekli… Düşünmemi nasıl formüle edebilirim? Kafa yormanız gereken ilk fikir bu olmalı. Örneğimize dönelim ve benim gibi sıradan bir insanın kendisi için bulduğu yönteme bakalım. Belki sizin de işinize yarar. Ne demiştik: ELMA! Siz dilerseniz bir kâğıda notlar yazın, bir sigara yakıp duvara bakın, bir kadeh şarap iki şişe bira için, sade koyu bir kahveyi yudumlarken deniz kıyısında oturup manzaraya dalıp gidin ama aklınızda ELMA olsun. Yazmayı bırakın ve düşünün dediğimde ciddiydim. Şayet bunu yaptıysanız bir süredir ELMA hakkında düşünüyor olmalısınız. Aklınıza neler geldi bilemiyorum ama ben yazmaya ara verip kendim için bulduğum tekniğe döneceğim. Yani bir boş kâğıt ve renkli kalemler kullanacağım. Çizimlerimi dijital ortama aktarıp sizlerle paylaşmış olacağım.

Kâğıdın tam ortasına uyduruk bir elma çizimi kondurdum. Elimden gelen bu ne yapayım, ben istemez miyim daha iyisini çizmek :)

Çizdim bir kırmızı elma :)

Çizdim bir kırmızı elma :)

Sol üst köşeye elma ağacı çizdim. Hemen hatırlatayım elma ile ilgili bir fikir ortaya koymayacağım. Sadece zihin haritası ile minik bir antrenman yapmış olacağım. Bir elma çiziminden neler, nasıl ortaya çıkıyor anlatmaya çalışacağım. Mesela kurt çıkmış elmadan :)

Elma kurdu, vik vik vik :)

Elma kurdu, vik vik vik :)

Elma ağacının altına Newtonu kondurmuşum, yer çekimini bulma hikâyesini hatırlamış olmuşum.

Newton elma ağacı altında hiç oturmamış olsaydı... Efenim? :)

Newton elma ağacı altında hiç oturmamış olsaydı... Efenim? :)

Aslında sizin dikkat etmeniz gereken nokta kendiniz ile alakalı olan kısım. Nedir o? Erkan denen insanın kapasitesi buna yetmiş ve bu kelimeleri kâğıda dökmüş. Yazdığı çizdiği şeyler başka kelimeleri çağrıştırmış. Serbest çağrışım engellenemez :) Örneğin ben elmalı tart kelimesinden kokuya, kokudan DKNY Deliciousa gitmişim. Sizinle alakalı kısım burada devreye giriyor. Bunlar benim minik beynimin ürettikleri. Sen kendine buradan nasıl bir pay çıkartırsın ben onu bilemem. Pay diyince aklıma geldi. Benim çocukluğumda paketlerde elmalı pay satılırdı. Hele bunların paketini açıp bir akşam dışarıda bırakırsanız nemden dolayı yumuşar ve pek leziz bir duruma gelirdi. Şimdiki gibi her şey yumuşacık değildi zira elmalı payı kemirmeniz gerekirdir. Hayatta karşımıza çıkan zorluklardan yılmamalıyız :) Ne kadar sert olursa olsun her türlü elmalı payı yemişimdir ben :) Unuttuğumu sanma sakın, DKNY Delicious demiştim.

Elmalı tart, DKNY Delicioussss...

Elmalı tart, DKNY Delicioussss...

Nasıl bir insan elmalı tarttan DKNY gelebilir ki. Eğer sende benim gibi Kanyonun alt katında elmalı tart atıştırıp sonra alt kattaki tuvaleti ziyaret etseydin. Ne yani lavaboyu mu demeliydim :) Hayır, asıl amacım elimi yıkamak değildi :) Bu tuvalete giderken hemen sağındaki vitrinde yapay elmaları ve DKNY parfümünün elma formundaki kutularını görseydin belki aynı kelimelere ulaşmış olurduk… Kim bilir, dünya küçük :) Peki elma kabuğundan, elma dilim patatese geçişime ne buyurulur…

Elma dilim patates....

Elma dilim patates....

Özetle;
Beynimiz hızlı ve biraz kontrol dışı çalışır-mış… :) Elinize bir kâğıt alıp anlamlı veya anlamsız kelimeler yazmaya, bir şeyler karalamaya başladığınızda daha üretken olduğunuzu fark edeceksiniz. Fark edemedim ben, put gibi durup duvara bakarak daha çok üretirim diyenlere lafım yok. Benim kapasitem şimdilik bunlara yetiyor.

Peki, bu zihin haritası bilgisayarda oluşturulmuş olsaydı? Sanal âlemin şimdilik en yetenekli arama motoru yüce google desteği alınsaydı? Peki, ya beş farklı kişi oturup böyle kâğıtlar hazırlasa ve sonra bir araya getirseydi? Tamam, bir alternatif daha :) Fikir bulmak ile yükümlü bir ekip aynı anda kocaman bir zihin haritası üzerinde çalışsaydı? Evet, teknoloji bunları mümkün kılıyor. Aynı sayfaya on kişi aynı anda yazı yazabiliyor. Yakın zamanda e-posta ve anlık mesajlaşma alışkanlıklarımızı tamamen değiştirecek Google Wave geliyor ve ben halen kuru boya kalemlerimle ve boş kâğıtlarımla mutlu olabiliyorum.

Son ve sıra dışı gibi görünen, çok sayıda insanın tek zihin haritası üzerinde çalışıyor olmasını mümkün kılan yazılımlar oldukça başarılı çalışıyor. Sorun şu ki… Bu insanları bulmak ve ortak bir amaç için bu yöntemi kullanmak imkânsıza yakın :) Pes etmiyoruz :) Üç gün ayırıp aynı amaç için her gün farklı bir kâğıt karalarsanız kendi ekibinizi kurmuş olursunuz. Beynimiz içinde bulunduğumuz ruh haline farklı tepkiler gösterirmiş…

Başka bir zihin haritası gevezeliğime kadar şimdilik bana müsaade :)

Ağaç... Elma ağacı...

Ağaç... Elma ağacı...

 

ELMA üzerine bir zihin haritası denemesi :)

ELMA üzerine bir zihin haritası denemesi :)

 

DKNY Delicious

DKNY Delicious