Konu hakkında söylenecek, tartışacak ve araştırılacak o kadar çok şey var ki bir yazıda zikretmek imkan dahilinde değil. Dolayısı ile minik bir yazı dizisi olarak ele alıyorum. Elbette e-ticaret yazılarına da devam ediyor olacağız. Oyalanmadan geçelim konumuza:

Sosyal ağlar, yapısı gereği yeni kitle iletişim araçlarının doğmasına vesile oluyor. Bu araçlar işleyiş tarzları, gelecekleri ve etkileri ile hayatımıza girmiş durumda. Klasik refikleri ile kıyasladığımızda inanılmaz bir hızla yayılıyorlar. Varlıkları çoktan oyunda yerini aldı. Nerede mi? Elimden geldiğince saymaya çalışayım. Es geçtiğim olursa sen ekleyiver bir zahmet. Sosyal bilimin, kültürel eleştirinin ve medyanın ana sahnesinde boy gösteriyor. Her mühim olayın arkasından göz kırpıyor. Yeri geliyor kitleleri tetiklemekte rol aldığı da iddia ediliyor. Peki neden bu kadar ilgi görüyor?

Sosyal bilimcilerin ilgilenmesi oldukça doğal. Haklı nedenleri var. Medyanın icadı ile başlayan toplum şekillendirmenin yeni bir boyutu ile karşı karşıya kalmış durumdalar ve kayıtsız kalamazlar. Çağdaş toplumları bu kadar kapsamlı, kalıcı ve bir o kadar da köklü şekillendiren başka bir olgudan söz etmek ne mümkün. Hatta bu şekillenmenin geri dönülmez olduğundan da bahsetmek gerek lakin bunu başka bir yazıya saklayıp devam edelim. Sosyal bilimcilerin çetrefilli dünyasından sıyrılıp bireysel ilgiye uğrayabiliriz zira birey için söylenecek çok söz bulunmuyor. Şekillendirme o kadar başarılı ki tarihte görülmemiş bir hızla bireyler rolünü kabulleniyor. Tüketim toplumunda yer alan birey, sonsuz taleplerini karşılamak için yarışan devlere hükmettiğini düşünüyor. Hadi toparlayalım ve bu giriş yazımız olarak bizi beklesin. Konuya ortasından girenler dönüp okuma ihtiyacı hissedebilirler. Bir sonraki yazımızda kitle iletişim araçlarının etkileri üzerine konuşuyor olacağız.

Bu arada beni mutlaka takip etmelisin. Evet, cıvıldak hesabım var: @erkansahan